ALLAH mı? Tanrı mı?

  • 14/12/2009

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ürdün’ün Yermuk Üniversitesi’nde Arap Dili ve Edebiyatı bölümünde yüksek lisans öğrencisi olan İspanyol Helen, “Allah” lafzının ses mahreci ve dilsel yönü üzerinden yaptığı tez çalışmasında çok çarpıcı sonuçlara ulaştı.

“Arapça’da okuduğum en güzel isim ‘Allah’ lafzıdır”. Sadece ALLAH isminin harf ol...
uşumu yönünden diğer isimlerden farklı ve insan diliyle söylenmesinde eşsiz bir nağme vardır.Noktalarda yoksun olduğu için dudaklardan değil karından gelerek tüm bedene titreşim yaymaktadır. Harfleri ne kadar eksilirse eksilsin isim herhangi bir değişikliğe uğramadan olduğu gibi kalır.”

“Eğer isimden ilk harfi yani elifi kaldırırsak lillahi olur. Ayeti kerimedeki gibi: ‘ve lillahi-l esmau’l hüsna fed’uhu biha / '’ (En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na o güzel isimlerledua edin. A’raf, 180).

İlk elif ve lamı silersek lehu lehu kalır. Ayeti kerimesindeki gibi bu şekilde de ayet kendisine işaret etmeye devam eder.:‘lehu ma fis-semavati vel-ard / '’ (Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Nisa Suresi, 132).

Elif ile birlikte ilk ve ikinci lamı kaldırdığımızda he kalmış olur. Buna karşın hala Allah'a işaret edilmektedir. Ayeti kerimede olduğu gibi; ‘hu-vellezi la ilahe illa hu / '’ (O Allah ki, O’ndan başka ilah yoktur. (Haşr Suresi, 22).

İlk lam kaldırılırsa da ilah olarak kalmaktadır ki ‘Allahu la ilahe illa hu /'’ (Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Bakara Suresi, 255)

Bu yaratıcının isminde dahi yüceliğinin delillerinden biridir. Zira bu sözler Hıristiyan birinin dilinden gelmiştir. Hala Allah lafzı ile Tanrı kelimesini eş tutanlara NE DEMEK GEREK?

YA RAB

  • 13/12/2009


Sitemize Sohbet odası eklenmiştir

  • 13/12/2009

Sevgili ziyaretcilerimiz Sitemize Canlı sohbet odası eklendi, Yukarıdaki sekmelerde Canlı Sohbet odası linkine tıklayarak sohbet odamıza giriş yapıp sohbete başlayabilirsiniz...

Lütfen sitemiz içeriyine uygun seviyeli sohbet yapalım.. Sohbet odasındaki sohbetlerden site sorumlu değildir.. İsteyen arkadaşlarıda sohbete  yönetici belirleriz ve sohbetleri yönetirler.

 

İyi ve yararlı sohbetler dileriz

 

Selam ve dua'ile...

admin 

SALAVAT

  • 10/12/2009

 

Seviyorsan Resülünü
dinle onun her sözünü
aka cikarir yüzünü
getir ona sen salavat

Allahumme salli al-a Muhammedin ve AL-I Muhammed

 

Adini hep duydugunda
seytana her uydugunda
var resulun buyrugunda
getir ona sen salavat

Allahumme salli al-a Muhammedin ve AL-I Muhammed

 

Bitgin ise halin yoksa
bedbaht isen derdin coksa
kalbine saplanan oksa
getir ona sen salavat

Allahumme salli al-a Muhammedin ve AL-I Muhammed

 

An gelir ki sabrin biter
cektigin cileler yeter
salavat cek resulün der
getir ona sen salavat

Allahumme salli al-a Muhammedin ve AL-I Muhammed

 

Yolgun halsiz hasta isen
solgun dilsiz yasta isen
zikirde sen usta isen
getir ona sen salavat

Allahumme salli al-a Muhammedin ve AL-I Muhammed

 

Kapansa umut yollarin
takatsiz kalsa kollarin
solsada iman güllerin
getir ona sen salavat

Allahumme salli al-a Muhammedin ve AL-I Muhammed

 

Kesik olmasin sakin ha
Ehlibeyti sen unutma
buyurdu resulün sana
getir onlara salavat

Allahumme salli al-a Muhammedin ve AL-I Muhammed

 

Muhammedin nuru icin
islamin onuru icin
mehdinin zuhuru icin
getir artik sen salavat

 

alıntı

En Güzel Dualardan biri.

  • 6/12/2009

MEVLAM! Beni kendine dost seçinceye kadar yaşat ve aşkınla yandığım bir anda al canımı!  

 Öyle bir anda al ki; 

``ÖLÜM AŞKIMIN ADI OLSUN``

Amin

MUTLU BAYRAMLAR

  • 26/11/2009


Güzellik, Birlik, Beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha Güzel ve daha Mutlu  Bayramlar diliyorum...

GÜN

  • 21/11/2009


Gün, nasıl başlarsa öyle gidermiş. Ruhumuzda uyuyan nice güzellikler gizli. Hepsi de uyandırılmayı bekliyor. Bunun için güneşin doğması, saatlerin çalması yetmiyor. Bu güzellikleri uyandırmaya, bazen hiçbir şey yetmiyor. Şükür ki, yarınlara dair emellerimiz yine de bitmiyor, tükenmiyor. Onlar da olmasa ne yapardık, nasıl yaşardık? ALLAH’tan ki, bu ümit bazen bir söz, bazen de bir dua olup, içimize akıyor, ruhumuzu uyandırıyor. O anlardan birini bugün yaşadım.
“ALLAH’ım, beni bana bırakma

Adını dilimden uzak tutma,”


Diye diye, güne ALLAH ile, bu dualı sözle başladım.

İçimin güneşi doğmuştu artık. Açıldıkça açıldı, ruhu kat kat saran perdeler. Ve ardından Hira’nın sorusu geldi:

“Ömür nedir?” diye soruyordu.

“Ömür, bu gündür,” dedim.

Hira, bu defa, “gün nedir?” dedi.

“Gün mü” dedim, “o, upuzun bir ömürdür.”

“Bir cümleyle açar mısın?” dedi.

“Bir cümleyle,” dedim, “bir gün, ALLAH için yaşanmışsa eğer, işte o gün, ALLAH için yaşanmamış bir ömürden bile daha uzundur, daha değerlidir.”

Hz. Ali’nin sözünü hatırlamanın tam sırası:

“Bir insanın öldükten sonra cennete girmesine hayret etmem. Benim asıl hayret ettiğim şey; o insanın dünyadayken de cennet gibi bir hayat yaşamasıdır.”

Büyük insanın işaret ettiği şey, son derece yüksek bir iman nimetine erişmek olsa gerek. Çünkü, hidayet ruhun cennetidir. Rabbim, hepimize bu güzel iman yolunu ve nimetini nasip eylesin...

Bediüzzaman’ın Mesnevi’sinde geçen bir cümle yıllardır aklımdan çıkmaz:

“Ülfet ve âdet ve yeknesaklık perdeleri altında çok harika hakikatler gizleniyor.”

Yahya Kemal de aynı dertten mustarip; “ülfet belâlı şey,” diyor şairimiz. Hem de ne belâ... Dünyada da, ahirette de baş belâsı, püsküllü belâ...

ALIŞTIĞIMIZ bir şey olunca yaşamak, hayat denen o büyük mucize, basitleşiyor âdeta. Bir sabun köpüğü gibi sönüyor, elimizden kayıp gidiyor. Nasıl bir şefkatle ve merhametle beslenip büyütüldüğümüz unutulunca böyle oluyor. En büyük nimet bile küçülüyor. ALLAH akla gelmeyince, her şey O’nun bize bir nimeti, bir ikramıdır diye bakılmayınca, sıradanlaşıyor ne varsa. Bir değil, milyar değil, 100 trilyon hücreden ibaret olan insan vücudundaki, o ilâhi sistemi bir düşünelim. Sadece tek bir insanın vücudunda yürütülen bu faaliyetler bile, akılları durduracak kadar harika değil midir? Yüz trilyon hücremizin diliyle Rabbimize hamd ederiz...

Evet, hayatı bu kadar hikmetli ve harika bir şekilde yaratan ALLAH (c.c.), bu hayatın her ânı için her şeyden evvel ismiyle, sıfatıyla anılmaya lâyıktır. Rahmetli Cahit Zarifoğlu bir şiirinde bunu ne güzel ifade eder:

“Önce besmele, / en güzel kelime. / ALLAH’ım, / yol boyunca / bırakma elimi / düşerim sonra. / ALLAH’ım, / niçin halkettinse beni / kalbime söyle iyice / engellerden arınsın yolum. / ALLAH’ım, / nasıl pırıl pırılsa / güzelse sevdiğin kulların / öyle güzel kıl beni. / ALLAH’ım, / O güzeller güzeli / hangi iyilik diledi senden / dilerim ben de öylelerini. / ALLAH’ım, / Peygamber Efendimiz (s.a.v.) / hangi şerlerden sığındıysa sana / upuzak tut benden de onları. / ALLAH’ım, / yol boyunca / tarih boyunca / başıboş bırakma bizi.

 

Alıntı

<-Önceki::


://blogcu.com/templates/rdc/images/background.jpg